YÜKSEL AYMAZ
1981 de İstanbul Devlet Tiyatrolarında göreve başladı. 2003-2017 arası Trabzon DT de görev yapmıştır. Halen İstanbul DT de Işık Dekoratörü olarak görevine devam etmektedir.
1988 de Mustafa Avkıran’ın yönettiği Aeskhylos’un PROMETHEUS’la ilk ışık tasarımını gerçekleştirmiştir.
Işık Tasarımın da “Gölge Tasarımı” anlayışını öne çıkarmıştır.
Tiyatro&Tiyatro, Senay Sanat, Light World ve Milliyet Sanat, TRT, Expo Channel TV, NTV Radyo ve Energy Fm de gölge tasarımcılığına ilişkin düşüncelerini aktarmıştır.
Işık Tasarımında farklı bir adım olarak gördüğü ve uyguladığı gölge tasarımı ile yaptığı oyunlar dünyanın birçok ülkesine gitmiştir.
Devlet Tiyatrolarındaki çalışmaları yanı sıra Özel Tiyatrolar, Belediye Tiyatroları, Amatör Gruplar, Yardım Derneklerinin geceleri, Anma etkinlikleri ve Ödül geceleri gibi organizasyonların Işık Tasarımlarını yapmıştır.
2009 yılında 46.Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Yarışması ödül gecesinin ışık tasarımını gerçekleştirmiştir.
Yine 2009 yılı yaz boyunca Ankara Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün dünyada bir ilk olan Vagon Tiyatro “EX-PRESS” adlı projesi ile yetmiş beş günlük Avrupa Turnesine çıkmıştır.
Ayrıca “Altıdan Sonra Tiyatro” grubu ile çalıştıkları “Çinka” adlı eserde bizzat sahnede oyun içinde rol alarak ışık uygulaması yaparak bir ilke de imza atmıştır.
2014 den beri İzmir/Seferihisar “Tiyatro Buluşmasında” Işık Atölyeleri yapıyor.
2016 dan beri İzmir FolkartAcademy’de Işık dersi vermektedir.
OYUNLAR:
ANKARA DEVLET TİYATROSU:
“Ex-Press” Avrupa Tren Projesi:(Şirin Aktemur/2009)
ANTALYA DEVLET TİYATROSU:
“Yanlışlıklar Komedisi” (W.Shakespeare) 2005
BURSA DEVLET TİYATROSU:
“Antrikot” (Bülent Usta) 2017
“Puntila Ağa ve Uşağı Matti” (Bertolt Brecht) 2017
“Aşk Bir Şey Değildir” (Şahin Örgel) 2013
“Bernarda Alba’nın Evi “( Federico Garcia Lorca) 2004
DİYARBAKIR DEVLET TİYATROSU:
“Ruhlar Gelirse” (Noel Coward) 2016
ERZURUM DEVLET TİYATROSU:
“Dış Ses” (Zeynep Kaçar/2018)
“Kapan” (Anthony Shaffer) 2017
“Ayı-Teklif” (Anton Pavlovic Çehov) 2017
“Söz Veriyorum” (Alexi Arbuzov) 2005
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU:
“Düdüklüde Kıymalı Bamya” (Memet Baydur) 2017
“Ay Ecesi” (Burçak Çöllü) 2012
“Aşkın Sıradanlığı” (Savyon Liebrecht) 2011
“Sokrates’in Son Gecesi” ( Stefan Tsanev ) 2008
“Müfettiş” (Nikolay Vasilyeviç Gogol ) 2003
“Ayak Takımı Arasında” (Maksim Gorki ) 2002
“Kırmızı Yorgunları”( Özen Yula) 2002
“Gökkuşağı Masalı” (Levent Güner ) 2001 Ç.O
“Ihlamur Ağacı” (Vûsat O. Bener) 2000
“Kırmızı Karaağaç” (Bilgesu Erenus )  1999
“Kısasa Kısas” (W.Shakespeare ) 1998
“Giydirici” (Ronald Harwood ) 1995
“Teneke Şövalyeler”(Ülkü Ayvaz) 1993
“Savaş Yorgunu Kadınlar” (Nezihe Araz) 1992
“Oresteia”(Aishkylos) 1991
“Köprüdeki Adam”- “Canlı Yayın” (Guy Foissy) 1988
“Hayaletler Sonatı” (A.Strindberg) 1982
İZMİR DEVLET TİYATROSU:
“Barut Fıçısı” ( Dejan Dukovski) 2009
KONYA DEVLET TİYATROSU:
“Elmadaki Barış” (İsmail Kılınç/Önder Paker/2017) Ç.O.
“Düşlerim Benim” (Gökhan Aktemur/2009)Ç.O
SİVAS DEVLET TİYATROSU:
“Üç Tekerlekli Araba” (Fernando Arabal) 2015
“Yeraltılı” (Hristo Boyçev) 2012
“İstanbul Efendisi ” (Musahipzade Celal) 2012
“Gulyabani” (Hüseyin Rahmi Gürpınar) 2010
“Öğüt” (Cem Uslu) 2009
TRABZON DEVLET TİYATROSU:
“Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye” (Savaş Dinçel) 2016
“Rulet” (Kosta Kortides) 2014
“Pembe Kadın” (Hidayet Sayın) 2012
“Şekil Bozukluğu” (Hayriye Ersöz) 2012
“Şahane Düğün” Robin Hawdon) 2011
“Ben Feuerbach” (Tankred Dorst) 2011
“Bay Benek ve Kedisi Miyav” (A.Koecher-Hensel) 2010 Ç.O.
“Koca Ayak” (Arzu Güneş) 2009 Ç.O
“Rumuz Goncagül” (Oktay Arayıcı) 2009
“Troyalı Kadınlar” (Jean Paul Sartre) 2008
“Deli Dumrul” (Güngör Dilmen) 2007
“Düğün ya da Davul” (Haşmet Zeybek)  2007
“Macbeth” (W.Shakespeare) 2006
“Git-Gel Dolap” (Harold Pinter) 2006
“Gül Prenses”  (Rüveyde Sinanoğlu) 2006 Ç.O
“Ödenmeyecek Ödemiyoruz” ( Dario Fo) 2005
“Şiddet Market”  (Ben Elton) 2005
“Ayak Bacak Fabrikası” ( Sermet Çağan) 2005
“Mutlu Prens” ( Oscar Wilde) 2004 Ç.O
“Üç Hayat Sonra”(Brian Friel) 2004
“Fehim Paşa Konağı” (Turgut Özakman) 2004
“On ikinci Gece” (W.Shakespeare) 2003
“Küçük Korku Dükkânı” (Howard Ashman) 2003
VAN DEVLET TİYATROSU:
“Hıdrellez” (Firuze Engin) 2016
“Zengin Mutfağı” (Vasıf Öngören) 2010
ADANA BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU:
“Sevgili Doktor” (Anton Pavlovic Çehov) 2006
ALTIDAN SONRA TİYATRO:
“Kral (Soytarım) Lear” (W. Shakespeare) 2014
“Çinka” (Yiğit Sertdemir) 2013
ANKARA SANAT TİYATROSU:
“İyi Geceler Anne” (Marsha Norman/2018)
“Beni Bekleme” (Yeşim Dorman/2018)
“Bir Valize Ne Sığar ki” (Yeşim Dorman/2017)
ALİ POYRAZOĞLU TİYATROSU:
“Kobay” (Daniel Keyes/2000)
AYŞE LEBRİZ:
“Masal Gülleri” (Ayşe Lebriz/2002)
BABA SAHNE:
“Kanlı Komedya(Caligula) (Stefan Tsanev/2017)
BAĞLANTISIZLAR:
“Bedel” (Arthur Miller/2013)
BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROSU:
“Külhanbeyi Müzikali” (Ülkü Ayvaz) 2011
“Medeni Hali Kadın” (BBT Yazım Atölyesi) 2011
“Şişman Domuz” (Neil Labutte) 2010
“Aklı Havada” (Ahmet Önel) 2010
“Miyhavlar Tiyatrosu” (Fikret Terzi) 2010 Ç.O.
“Sokağa Çıkma Yasağı” ( Civan Canova) 2009
“Dolu Düşün Boş Konuş” (Steven Berkoff) 2008
“Denizkızı ve Korsanlar” (Özlem Saraç) 2008 Ç.O
“Yağmurcu” (Richard Nash) 2007
“Karınca Kararınca” (Gülten Karlı) 2007 Ç.O
“Gözükara Alaturka” (Özen Yula) 2007
“Ölümsüzler” (Melih Cevdet Anday )  1998
“Prometheus” (Aeskhylos) 1988
CEF TİYATRO:
“Hamlet” (W. Shakespeare/2012)
ÇİĞDEM TUNÇ TİYATROSU:
“Binbir Gece Masalları” (Eray Yasin Işık/2018)
DİLEK TÜRKER&TİYATRO AYNA:
“Nakşıdil Sultan” ( Nezihe Araz ) 2012
“Türkan Saylan” (Ayşe Kulin) 2010
“Sarah Bernhardt” (John Murell) 2006
“Zaman Adında Bir Kadın” (Melisa Gürpınar) 2006
“Pir Sultan Abdal” (Mahmut Gökgöz) 2005
“Merhaba Hayat” ( Tarık Minkari ) 2004
“Mutlu Ol Nâzım” (Ataol Behramoğlu ) 2001
“Latife” (Nezihe Araz ) 2000
“Kuva-i’ye Milliye Kadınları” (Nezihe Araz) 1997
“Rosa Luxemburg” (Rekin Teksoy ) 1995
“Mutlu Ol Nâzım” (Ataol Behramoğlu ) 1991
DENEYSEL TİYATRO:
“Maskeliler” (Ilan Hatsor/2018)
DOSTLAR TİYATROSU:
“Yaşamaya Dair” (Nazım Hikmet) 2013
“Ben Bertolt Brecht” ( Bertolt Brecht ) 2012
“Bay Puntila ve Uşağı Matti” ( Bertolt Brecht ) 1987
DURU TİYATRO:
“Kaset” (Stephen Belber) 2007
“Aşk Her yerde” (Simon Willams) 2007
DÜŞÜN SAHNESİ:
“Sessizlik” (Dario Fo) 2005
“Bir Çift Sözümüz Var Aşka Dair” (Nâzım Hikmet ) 2004
ENİS FOSFOROĞLU TİYATROSU:
“Ateşli Sabır” (Pablo Neruda ) 1997
EKİN TİYATROSU:
“Gerçek Kurbanın Acısı” (Erhan Gökgücü) 2002
“Gizli Örgüt Nasıl Kurulur” (Hasan Uysal ) 2001
ESKİŞEHİR BELEDİYE TİYATROSU:
“Vişne Bahçesi” (Anton Pavlovic Çehov) 2004
FOLKART ACADEMY:
“Sersefil” (Christian F./Korhan Abay) 2017
GALATA PERFORM:
“Tato/Baba” (Artur Palyga) 2017
“Kum Havuzu” (Michal Walczak) 2016
“Aşk&Faşizm” (Yeşim Özsoy Gülan) 2014
GARAJ İSTANBUL:
“Kassas” (Mustafa-Övül Avkıran) 2010
“Muhabir” (Mustafa-Övül Avkıran) 2009
“Histanbul” (Kemal Gökhan) 2008
“İstanbul’da Bir Dava” (Kerem Kurdoğlu) 2007
“Oyunu Bozuyorum” (Meltem Arıkan) 2007
“Güneşli Pazartesi” (Şafak Uysal) 2006
“Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse” (Sevim Burak) 2006
“Ashura” (Mustafa Avkıran) 2003
HASAN ACAR ORGANİZASYON:
“Piraye” (Nazım Hikmet/2018)
İLYAS ODMAN:
“Happy Happy Together” (İlyas Odman) 2014
“Cam Adamlar” (İlyas Odman) 2006
İSTANBUL HALK TİYATROSU:
“İhtiyar Balıkçı ve Deniz” (Yıldıray Şahinler) 2014
KENT OYUNCULARI:
“Müşfik Kenteri Dinliyorum” (Orhan Veli) 2010
“Inishmorelu Yüzbaşı”  (Martin McDonagh) 2003
“Oscar’ın Pembeli Meleği” ( Eric-Emmanuel Schmitt ) 2003
KOLLEKTİF SAHNE:
“İtaatsizler” (Haluk Işık/2018)
KROPS TİYATRO:
“Kassandra” (Christa Wolf/2018)
“Hiç Kimsenin Öyküsü” (Erdi Mamikoğlu) 2017
MASK-KARA TİYATROSU:
“Tartuff 59” (Nazım Hikmet) 2008
“Sakıncalı Piyade” (Uğur Mumcu) 2007
NAZIM OYUNCULARI:
“Güzel Günler GöreceğizÇocuklar” (Nazım Hikmet) 2006
“Şeyh Bedrettin Destanı” (Nazım Hikmet ) 2005
“Yolcu” (N.Hikmet) 2005
OYUN ATÖLYESİ:
“Nehir” (Jez Butterworth) 2013
PROJE EMANET:
“Yakın Doğuda Emanet” ( Özen Yula) 2003
RAMPA TİYATRO:
“Anadoluyum Ben-Ahmet Arif” (Metin Boran) 2017
“Yangın Yerinde Orkideler” (Memet Baydur) 2015
SAMSUN SANAT TİYATROSU:
“Kuvayi Milliye Destanı” (Nazım Hikmet/2018)
“Gölgesinde Çınarın” (Hasan Hüseyin Korkmazgil/2017)
SEDEF ECER:
“e-mülteci” (Sedef Ecer/2016)
SEMAVER KUMPANYA:
“İçerdekiler” (Melih Cevdet Anday/2016)
ŞULE ATEŞ:
“Kahramanın El Kitabı” (Şule Ateş) 2016
“Vakit Tamamdır Beyler” (T.S. Eliot’un şiirlerinden) 2008
TİYATRO 3,2,1:
“Kapılar” (Neda Nezhdana) 2016
TİYATRO D22:
“Karabatak” (Berkay Ateş) 2014
TEATRUL de ARTA DEVA (Romanya):
“Bir Anarşistin Kaza SonucuÖlümü” (Dario Fo) 2012
TİYATRO ADAM:
“İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu?” (Nazım Hikmet) 2016
“Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” (Bertolt Brecht) 2013
TİYATRO AK’LA KARA:
“Karar Kimin” (Brian Clark) 2015
“Cyrano de Bergerac” (Edmond Rostand) 2013
“Dracula” (Bram Stoker) 2012
“Sihirbaz” (Özgür Özdural) 2011
“Fare Kapanı” (Agatha Christie) 2011
TİYATRO ANADOLU (Eskişehir):
“Uyarca” (Friedrich Dürrenmatt) 2018
“Bahar Noktası” (W.Sheakespare/Can Yücel/2018)
“Savaş” (Lars Noren) 2017
“Şeylerin Şekli” (Neil LaBute) 2017
“Kundakçı/Herostratos’u Unutun” (Grigory Gorin) 2017
“İntiharın Genel Provası” (Duşan Kovaçeviç) 2015
TİYATRO DOT:
“Süper Nova” (Bryony Lavery) 2012
TİYATRO FORA:
“Sıfır Derecede Aşk” (John Cariani) 2011
“Kurgu” (Neena Beber) 2010
“Kumsal” ( Peter Asmussen) 2008
“Köşk” ( Craig Wright) 2007
“Günlük Müstehcen Sırlar” (Marco Antonio De LA Parra) 2006
“Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim” (Paula Vogel) 2005
“Dostlarla Akşam Yemeği” (Donald Margulies) 2004
“Tehlikeli Saplantı” (N.J.Crisp) 2003
“Apaçık” (Phil Young) 2001
“Yan Etkili Konuşmalar” (Alan Ayckboum) 2000
“Klakson, Borazan ve Bırtlar” (Dario Fo) 1999
“Ölümsüzler” (Melih Cevdet Anday ) 1997
“Tekrar Çal Sam” (Woody Allen ) 1995
TİYATRO İSTANBUL:
“İdeal Bir Koca” (Oscar Wilde) 2000
“Sylvia” (A.R.Gurney ) 1999
“Altın Göl” (Ernest Thompson ) 1999
TİYATRO KARE:
“Ahududu” (Joseph Kesselring) 2016
“Şerefe Yirminci Yüzyıl” (Steve Martin) 1999
“Kendine Ait Bir Oda” (Virginia Wolf) 1993
“Bahara Uyanış” (Frank Wedekind) 1993
“Müziksiz Evin Konukları” (Neil Simon) 1992
TİYATRO KEDİ:
“Kuklacı” (Gardner McKay) 2006
“Casablanca” (Murray Burnet) 2005
“Salıncakta İki Kişi”(William Gibson) 2005
“Kamelyalı Kadın” (Alexandre Dumas-Fils) 2004
TİYATRO KEYFİ:
“Gözlerin Ardında” (Neva Semel/2018)
“Çocuk İstiyorum” (Bekir Aksoy/2017)
“Ted Bandy” (Kosta Kortidis/2016)
“Cahide” (Gökhan Eraslan/2015)
“Öykülerden Oyunlar” (Emrah Serbes/2014)
TİYATRO OYUNEVİ:
“Tiyatro Öldü” (Beliz Güçbilmez-Şamil Yılmaz) 2012
“Yalnızlıklar” ( Hasan Ali Toptaş) 2006
“Ay, Aşk, Ölüm” (Federico Garcia Lorca) 2006
“Tol” (Murat Uyurkulak) 2005
“Döne Döne” (Werner Schwab) 2003
“Gavara” (Nihat Genç ) 2002
“Unutmak” (J.Jouanneau/ E.Corman/ E.Durif/ E.E.Scmitt ) 2001
“Evlenme” (Nikolay Vasilyeviç Gogol )2000
“Ceza Kolonisinde” (F. Kafka ) 2000
“Ormanların Hemen Önündeki Gece”  (B.M. Koltes) 2000
“Hikaye-i Don Kişot” ( Cervantes) 1998
“Antigone” (Jean Anouilh ) 1997
“Hizmetçiler” (Jean Genet ) 1996
TİYATRO PERA:
“Kazaen” (Nesrin Kazankaya) 2011
“Vanya Dayı” (Anton Çehov) 2010
“Quintet” (Nesrin Kazankaya) 2009
“Rahat Yaşamaya Övgü” (Bertolt Brecht) 2008
“Venedik Taciri” (W. Shakespeare) 2008
“Profesör ve Hulahop” (Nesrin Kazankaya) 2007
“Şerefe Hatıralar” (Nesrin Kazankaya) 2006
“Yanlışlıklar Komedisi” (W. Shakespeare) 2005
“Dobrinja’da Düğün” ( Nesrin Kazankaya) 2005
“Julia-Seyir Defteri” (Nesrin Kazankaya ) 2003
“Bir Çöküşün Komedisi” (Coline Serreau )2002
“Ölüm ve Kız” (Ariel Dorfman ) 2002
TİYATRO RAST (Hollanda):
“Dilek” (Celil Toksöz) 2008
TİYATRO SAHNEKARLAR:
“Cehov Kabare” (Anton Cehov/2018)
“Sersefil” (Christian F./Korhan Abay) 2013
“Avenue Q” (Jeff Whitty) 2009
TİYATRO STÜDYOSU:
“Balkon” (Jean Genet ) 1998
TİYATRO Tİ:
“Bir Yüzleşme Oyunu” (Tolga Köseoğlu) 2013
“Ayışığı Tarifesi” (İldiko von Kuerthy) 2012
“Ada” (Athol Fugart) 2008
“Adam Adamdır” (Bertolt Brecht ) 1995
TİYATRO YÜZLEŞME:
“Medea Kali “ (Laurent Gaude) 2014
“Beyaz” (Emmanuella Marie) 2010
“Kara Kaplı” (Jean-Claude Carriere) 2006
VERSUS TİYATRO:
“Dogville” (Lars Von Trier/2018)
“Kanlı Düğün” (Federico Garcia Lorca/
2016)
TİYSAV:
“Alamut Kalesi” (Betül Odabaşı Türk/2017)
VARDİYA OYUNCULARI:
“Kızıl Ötesi Aydınlık” (Civan Canova) 2013
YENİ TİYATRO:
“Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” (Nâzım Hikmet) 2001
“Marion ile Memet “ (Dinçer Sümer) 2000
ZELİHA BERKSOY:
“Matmazel Julie” ( A.Strindberg ) 2002
ÖDÜL ALDIĞI OYUNLAR :
“Kanlı Komedya(Caligula)” (Baba Sahne): Üstün Akmen 2018
“Ay Ecesi” (İstanbul Devlet Tiyatrosu): İsmet Küntay 2013
“Sokrates’in Son Gecesi” (İstanbul Devlet Tiyatrosu): Afife Jale 2009
“Oyunu Bozuyorum” (Garajistanbul): Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2008
“Oyunu Bozuyorum” (Garajistanbul):  Lions Tiyatro Ödülleri 2008
“Zaman Adında Bir Kadın”( Dilek Türker&Tiyatro Ayna): İsmet Küntay 2006
“Ayak Takımı Arasında”( İst. Dev. Tiy.): Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2003
“Ayak Takımı Arasında”( İst. Dev. Tiy.): Afife Jale 2003
“Kobay”( Ali Poyrazoğlu Tiy.): Afife Jale 2001
“Kobay”( Ali Poyrazoğlu Tiy.): Avni Dilligil 2000
“Kuvayı Milliye Kadınları”( Dilek Türker&Tiyatro Ayna): A.D.D.1997
“Oresteia” ( İst. Dev. Tiy.)  Avni Dilligil1992
ÖDÜLE ADAY OYUNLAR:
” Kral (Soytarım) Lear” (Pangar Tiyatro&Altıdan Sonra Tiyatro) Afife Jale 2015
“Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” (Tiyatro Adam) Afife Jale 2014
“Ay Ecesi” (İstanbul Devlet Tiyatrosu) Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2013
“Hamlet” (Tiyatro CEF) Lions 2013
“Nakşıdil Sultan” (Tiyatro Ayna&Dilek Türker) Lions 2013
“Süpernova” (Tiyatro DOT) Afife Jale 2012
“Külhanbeyi Müzikali” (Bakırköy Belediye Tiyatrosu) Afife Jale 2012
“Külhanbeyi Müzikali” (Bakırköy Belediye Tiyatrosu) TOBAV 2012
“Sıfır Derecede Aşk” (Tiyatro Fora) Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2011
“Avenue Q” (Volkan Severcan Tiyatrosu) Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2009
“Venedik Taciri” (Tiyatro Pera) Tiyatro&Tiyatro Dergisi 2008
“Ashura” (garajistanbul) Afife Jale 2008
“Şerefe Hatıralar” (Tiyatro Pera) Tiyatro & Tiyatro Dergisi 2007
“Tol” ( Tiyatro oyunevi) Tiyatro & Tiyatro Dergisi 2006
“Mutlu Ol Nazım” (Dilek Türker&Tiyatro Ayna) Afife Jale 2003
“Şerefe Yirminci Yüzyıl” (Tiyatro Kare) Afife Jale 2000
Oyunlarının Sergilendiği Ülkeler:
Amerika: (New York, Washington )
Rusya: (Moskova, Voronej, Abakan )
Japonya: (Toyama)
Almanya: (Berlin, Köln, Hamburg, Bonn, Duisburg, Freiburg, Stuttgart, Dortmund )
Avusturya: (Vienna, Linz)
Belçika: (Brüksel, Liege, Antwerp)
Hırvatistan: (Zagreb)
İsveç: (Stockholm, Göteborg, Malmö, Gavle)
İsviçre: (Zürih, Cenevre, Bern, Basel)
İtalya: (Roma, Milano, Torino, Bologna)
Fransa: ( Paris, Mulhouse, Strasbourg, Nancy, Nantes)
İngiltere: ( Londra )
İsrail: (Telaviv/Jaffa)
Hollanda: ( Amsterdam, Rotterdam, Denhaag, Utrecht )
Fas ( Casablanca)
Kuzey Kıbrıs: ( Girne, Lefkoşa, Magosa, Güzelyurt)
Makedonya: ( Strumica )
Mısır: ( Kahire )
Küba: ( Havana )
Polonya: (Poznan)
Portekiz: (Portiamo-Vile Real)
Romanya: (Bükreş, Craiova, Timisoara,Targu Jiu)
Sırbistan: (Novi Sad)
Slovenya: (Ljubijana, Nova Gorica)
Ukrayna: (Nikolayev)
Estonya: (Tallinn)
Hakasya: (Abakan) Sibirya
BASINDA:
Pek çok oyunla ödüller alan ışık ustası Yüksel Aymaz’ın Işık Atölyesi bence en dikkate değer atölyeydi. Çünkü günümüzde tiyatroda ışık öylesine mükemmel bir biçimde başını alıp gitti ki, ışığı öğretmek ve öğrenmek inanılmaz önem kazandı. Bu iş biraz usta-çırak ilişkisine bağlı olduğundan çıraklar ustalarından çok şey öğrendiler. (Işıl Özgentürk/Cumhuriyet)
Onyıllardır İstanbul’un en önemli sahnelerinde beğeni ile izlediğim Yüksel Aymaz, kime ait olduğu belirtilmemiş son derece minimalist (ancak bence yeterli) sahne tasarımına mavi/yeşil spotlar ile oyunun konusuna özgü ışığı sağlamış – gölgeleri de boşlamadan! (Gözlerin Ardında Müzikali/Robert Schild)
Öncelikle bu kadar minimal objeyle – sandalye ve kumaş- ancak bu kadar çok şey anlatılabilirdi. Hiç sıkmadan 1.30 saat kendinizi nasıl dinletebilirsiniz sorusuna tam bir cevaptı. Sarhoşu, kralı, politikacıyı, cephede bir askeri, yozlaşmış bir beyni, işçiyi, hüznü..hepsini bir kostüm gibi giydi Yaşar Gündem. Zaten sahnedeki dinamizmine değinmeyeceğim bile. Teknik kısma gelirsek, karakterlerin iç aksiyonlarıyla kullanılan müzikler birebir örtüşmüş. Işıkta tam bir hakimiyet sağlamış YükselAymaz… Işık geçişleri birden o anki atmosferi yaşatıp içine alırken, aniden uyandırıyor izleyiciyi. (Gölgesinde Çınarın/Senem Türkoğuz)
Oyunda hiçbir şey sabit değil, her şey sürekli bir hareket halinde. Işık da değişiyor, dekor da, dekordaki objelerin yeri de ve hatta kullanım alanları da. Sahnede duran her objenin bir amacı var, en çok da Petrof’un koltuğunun. Hepsi, oyunun akışını ve karakterlerin kaderini belirliyor. Örneğin:  yeri geliyor, o aksesuarlar Petrof’u göklere çıkartıyor, yeri geliyor kapana kıstırıyor. Bizler de ışık ve tüm sahne düzeninin oyunu nasıl kuşattığını merakla izliyoruz. Sonunda her şeyi bir yana; en çok sahne ve ışık düzenini ve bu tasarımın sahipleri Barış Dinçel ve Yüksel Aymaz‘ı alkışlıyoruz.(Ivan Ivanovic Var mıydı, Yok muydu/ Eda Geven)
Işık tasarımında Yüksel Aymaz ve dekor-kostüm tasarımında Barış Dinçel karşıtlığı adeta metal teması ile sembolize ediyor, Aymaz’ın ve Dinçel’in bu uyumunun oyuna katkısı çok büyük… (Ivan Ivanovic Var mıydı Yok muydu/ Tiyatro&Tiyatro Dergisi)
Yüksel Aymaz’ın her zamanki gibi mükemmel ışıkları ve sislerle yaratılan efsunlu atmosferi, gölgeleri de ikinci bir aktris gibi kullanarak desteklemiş; seyirciyi içine çeken, Cahide Hanım’ı hissettiren bir oyun çıkmış ortaya.(Cahide/Nermin Sayın)
“Öykülerden Oyunlar”ın ışık tasarımı Yüksel Aymaz ustanın imzasını taşımakta. Oyunda dekor olmaması (sadece arka planda iki büyük monitör var) Yüksel Aymaz’ı aymazlığa(!) sürüklememiş. Yüksel Aymaz, izleyicinin anlatılan öykülerin geçtiği zamanı, mekânı, atmosferi, duyguyu ve doğal ışığı sahnede görmeleri gerektiğini aklından çıkarmamış. Şayet bu doğallık ve atmosferi Yüksel Aymaz sağlayamayacak olsa, öyle sanıyorum ki seyirci anlatılan olayların doğruluğundan kopar, dolayısıyla öyküden uzaklaşır. (Öykülerden Oyunlar / Üstün Akmen)
Yönetmen Bilginer, Hira Tekindor’un doğal çevirisiyle sahneye getirdiği oyunu Gamze Kuş’un kusursuz sahne tasarımı, Yüksel Aymaz’ın usta işi ışık kullanımı ve Tolga Çebi’nin oyunun büyüsünü besleyen müzik düzenlemesiyle sağlam bir altyapıya oturtmuş. Üç oyuncuya “büyü”yü sürdürmek kalıyor. (Nehir/Cumhuriyet-Ayşegül Yüksel)
Yüksel Aymaz’ın ışığı kullanma biçimi, performansa dahil olan seyyar ışıkçı, üçüncü kişi ve diğer geride kalanlar, yalnız bir sahnenin bir yerlerindelerdi. Her biri aynı yola bakan bir ekipti. Ama asıl önemli olan birer özne olarak görebileceğimiz bu adamların birer arzu nesnesi olarak görülebilmesi fikriydi.(Happy Happy to Gether/ Ufuk Şenel)
Bu cin efsanesi üzerine kurulmuş öyküler, inançlar, son oyunlarında “karanlığı yöneten” rejisör kimliğindeki Yiğit Sertdemir’in yönetiminde sahneye taşınıyor. Alışılmamış bir oyun düzeninde, alışılmamış bir ilkle tanıştık; usta ışık tasarımcısı Yüksel Aymaz, sahnenin dışındaki ışık odası yerine, elindeki fenerle bizzat sahne üzerinde yer alıp oyunun ışık düzenini canlı olarak gerçekleştiriyor.(Çinka/ Seçkin Selvi)
Bölgenin yok olmakta olan seslerini, yerel dillerini, müziklerini toplayan Arhavili müzik araştırmacısı Birol Topaloğlu ile Altıdan Sonra Tiyatro ve Almanya’dan Theater an der Ruhr’un elbirliğiyle çıkan bir iş ‘Çinka’. Yiğit Sertdemir’in
yönetiminde, sahnede İlyas Odman, Candan Seda Balaban ile enstrümanları ve sesiyle Birol Topaloğlu’nun ve ışığa bizzat sahnede yön veren ışık tasarımcısı YükselAymaz’ın olduğu, sözsüz, müzikli, danslı bir oyun. Altıdan Sonra’nın ilk örneğini ‘Dertsiz Oyun’la gösterdiği; performansçının bedeni, eylemi ve aksesuarlarla, sözsüz bir anlatı aktarmaya dayanan yeni form arayışının ürünü.
Karadeniz’in doğasını ve bölge insanının o doğayla nasıl başa çıktığını, sert koşullarda ne tür yaratıcılık kıvılcımları çaktıklarını; tarlada, dağda, yalnızken, beraberken, yaşarken ve ölürken nasıl bir akışın parçası olduklarını, doğayla nasıl bütünleştiklerini büyüleyici bir sahne atmosferi içinde sunuyorlar. Birol Topaloğlu’nun çaldığı tulum, çonguri, davul, kemençe, duduk; Aymaz’ın hayranlık uyandıran ışık kullanımı, son derece esnek bir çift beden, boy boy sepetler, püsküller ve birkaç sırık marifetiyle… Gölgeler, sisler, Karadeniz’in mitolojik figürlerinden orman perisi Çinka, içine girilen, tepesine tırmanılan, üstünde yuvarlanılan Karadeniz sepetleri; azgın bir dereyi aşmak için yardımcı olacak köprüye dönüşen sırıklar… Hepsi sözcüklere ihtiyaç duymadan, gerçeği aktaran bir masal sahnesi kurmanın mümkün olduğunun ispatı gibi. (Çinka/ Bahar Çuhadar)
Yüksel Aymaz’ın ışık tasarımını yaparken Hülya Gültemur’un başarılı makyajıyla bağlantı kurmasını “ole “diyerek taçlandırıyor; makyaj-ışık dengesini, oyuncunun yüz hatlarının istenilen şekilde görünürlüğünü pek güzel sağladığı için Aymaz’ı kutluyorum.
(İstanbul Efendisi/ Sivas DT-Üstün Akmen)
Yüksel Aymaz ismi zaten hepimizin malûmu… Işık tasarımında bir dâhi. Rejiye mükemmel sahneler yaratmış. Sadece rejiye değil seyirciye de muazzam seyirlik pozlar sunmuş.
(Ay Ecesi/ İst.DT-Mehmet Konuk)
Alıştığımız oyunlardan cok farklı. Müzikleri, ışıkların muhteşem yansımaları, yakaladıkları acılarla görsel olarak da büyüleneceksiniz. ( Ay Ecesi/ İst.DT-Ekşi Sözlük)
Hakan Pişkin sahneye taşımış. Yüksel Aymaz, imleyici ışık düzenini yerine göre somutlayıcı simge aracı olarak da kullanmış. (Ayışığı Tarifesi/Tiyatro Ti- Üstün Akmen)
Yüksel Aymaz ise oyuncuları ön plana çıkarabilen, hareketlerini vurgulayabilen, gölgeleri yok edebilen, bilinçli gölgeleri öne çıkarabilen, oyuncunun yüzünü fötr şapka altından dahi seyirciye gösterebilen bir ışık tasarlamış.
(Ben Bertolt Brecht/ Dostlar Tiyatrosu-Üstün Akmen)
Bu arada tarzı ve seçtiği oyunlarla sahnelere her zaman yenilik taşıyan Dot’un, gölgelerini yumruklayan bir grup genç çocuğun hikayesini anlatıldığı Beautiful Burnout / Süpernova’sı etkileyici bir oyun. Oyuncular fiziksel tiyatronun belki de en iyi örneğini sergiliyor. Sahnede ne ararsanız var; dans, boks, metin ve muhteşem bir ışık / görsel şov… Mutlaka gidin görün…(Süpernova / Tiyatro DOT-Deniz Öner)
Yüksel Aymaz‘ın ışık tasarımı kullanılan yüksek sesli müziğin eşliğinde özellikle dans koreografili sahnelerde etkileyici. (Süpernova/ Tiyatro DOT-Eser Rüzgar (tiyatro dergisi)
YÜKSEL AYMAZ’IN IŞIK SİHİRBAZLIĞIYLA
Bunlar, daha doğru deyimle “parça” olmak için can atan, kendini tüketen; yıldız olmaya, şöhreti yakalamaya ve yaşamaya, çok para kazanmaya odaklanan genç “hırslılar”dır. Sahne, Yüksel Aymaz’ın ışık sihirbazlığıyla görünmez iplerle çevirdiği dev boks ringini iki kum torbası, tekerlekli bir buzdolabı/çamaşır makinesi ile anında Cameron’un evine dönüştüren düzeniyle mis gibi Barış Dinçel kokmaktadır. Yıldız boksör adayları, oyun açıldığında bu ring üzerinde hocaları Bobby Burgess yönetiminde önce gölgelerini, sonra yaşamlarını çoktan yumruklamaya başlamışlardır. (Süpernova/Tiyatro DOT-Üstün Akmen)
Süpernovanın görkemli prodüksiyonu tıpkı bir film karesi gibi ağır çekimde atılan yumruklar muhteşem, özellikle bu sahnelerin ışık tasarımı öyle başarılıki, gözlerinizi bir an olsun sahneden alamıyorsunuz. Sanki üç boyutlu bir filmin kare kare yavaşlatılmış sahnelerini izler gibi nefessiz kalıyorsunuz. (Süpernova/ Tiyatro DOT- Sebla Koçan)
Barış Dinçel’in milimalist dekoru, Yüksel Aymaz‘ın kusursuz ışık tasarımı Uygur Yiğit’in özgün müziği eşliğinde yanıp yok oluyor parlıyor, yanıp yok oluyor yıldızlarımız. (Süpernova/ Tiyatro DOT-Seçkin Selvi)
Yüksel Aymaz, ışık tasarımında oyundaki duyguyu, düşünceyi, imajı, zaman kavramını, derinliği, perspektifi bütünlük içinde seyirciye ulaştırmış, tanıma uyan bir atmosfer yaratmış. Soldan gelen turuncu-beyaz-mavi üçlüsünü vurgu öğesi olarak kullanması ışığın etkisini yoğunlaştırmış. (Aşkın Sıradanlığı / İst.DT-Üstün Akmen)
Işık Tasarım’da Yükse Aymaz‘ı kutlamak gerekli! Sahnenin dört bir yanını kapsayan çalışması, geçişlerde oyuna kattığı enerji yadsınamaz bir gerçek!
(Külhanbeyi Müzikali/ Bakırköy Bld.Tiy.-Yaşam Kaya )
Yüksel Aymaz’ın’ın ışığı ise, eylemleri destekliyor, vurguları ortaya çıkarıyor, tempo ve ritme yardımcı oluyor. Dekor ve makyaj ilintisine de katkıda bulunuyor.
(Külhanbeyi Müzikali/ Bakırköy Bld.Tiy.- Üstün Akmen)
Ve sıra geliyor Kırmızı Deynek’e. Yaşar Kemal ustanın hepimizi şaşırtan şiir kitabından Nâzım Oyuncuları’nın hazırladığı gösteriye. Yüksel Aymaz mükemmel bir ışık tasarımı yapmış Kırmızı Deynek için. Gölge tasarımcısı bu adamın elinin değdiği şey renkleniyor, zenginleşiyor, aşkınlaşıyor… Bu sayede daha kolay renkten renge geçtik gösteri boyunca. Ve hele de dünyanın pek çok ülkesinde pek çok oyunun ışık tasarımını yapan, ödüller alan bir sanatçının inanmakta güçlük çekeceğiniz mütevazılığı…
(Kırmızı Deynek/ Nazım Oyuncuları-Cansu Fırıncı)
Yüksel Aymaz’ın ışık tasarımı, oyunun yönetmeni Nesrin Kazankaya tarafından belirlenmiş duygu yoğunluğu dozunu; atmosferi seyirciye ulaştıracak olgunlukta bir tasarım. Aymaz, iletinin oluşması çalışmasında hiç kuşkum yok ki, oyunun sahneleniş tarzını da fevkalade dikkate almış. (Vanya Dayı/ Üstün Akmen)
Yüksel Aymaz’ın şiirlerin duygu bütünlüğüne uygun ışık tasarımı, Selmi Andak’ın mükemmel müzikleri, sahnede oturduğu koltukta Müşfik Kenter’i daha büyüleyici hale dönüştürüyor. (Müşfik Kenteri Dinliyorum/ Yaşam Kaya)
Yüksel Aymaz‘ın ışıkları, oyun boyunca gücünü gösteriyor. ‘Yabancılaştırma efekti’ özelliği sağlayan ışıkları, oyunun sözcüsü konumunda. Başarılı tasarımcının seçkin renk tonlarıyla bizi oyundan uzaklaştırıp oyun izlediğimizin farkına vardırması takdire şayan.
(Kurgu/ Tiyatro Fora- İhsan Ata)
Yüksel Aymaz, oyundaki duyguyu, düşünceyi, imajı, zamanı, mekânı, atmosferi, perspektifi bir arada tutmasını başaran bir ışık düzeni tasarlamış, böylece bu kere de övgüye hak kazanmış. (Quintet/ Tiyatro Pera-Üstün Akmen)
Oyunun, ışık tasarımı Yüksel Aymaz‘a ait. Karanlık gece atmosferi içinde geçen oyunda, gerilim anları, gölgeler, yarı loş ışıkta kaybolan geçmişin hayaletleri, bir araba kazasının sisli anıları ancak iyi bir ışık tasarımıyla anlatılabilirdi. (Barut Fıçısı / İzmir DT.-Seval Deniz Karahaliloğlu)
Başarılı ışık tasarımınaysa Yüksel Aymaz imza atmış. Yüksel Aymaz’ın, oyun içindeki dekor değişimlerini “black-out”suz atlatma konusunda yönetmen Nesrin Kazankaya’ya yardımı da, elbette yadsınmamalı.(Venedik Taciri / Tiyatro Pera-Üstün Akmen )
Yüksel Aymaz, gene mükemmel ışık tasarımı, doğru ışık ayarlarıyla dikkat çekerken, Selçuk Artut’un ses ve video tasarımı alkışı hak ediyor. ( Muhabir / garajistanbul-Üstün Akmen )
İstanbul izleri taşıyan tasarlanmış müziklerle, var olan müziklerin yorumlarıyla (müzik tasarım Evrim Demirel/ses-video denetimi, DJ Ata Güner), İstanbul renklerine de bürünen usta işi ışık düzenlemesiyle (ışık tasarım Yüksel Aymaz) sahneleniyor ‘Histanbul’/ garajistanbul-Hasan Anamur)
Yüksel Aymaz’ın ışık tasarımı da Ali Cem Köroğlu’nun dekorunun üstüne “iyilik perisi” gibi iniyor. Yüksel Aymaz dekora atmosfer, renk, derinlik veriyor.
( Sokrates’in Son Gecesi / İst.DT.-Üstün Akmen)
Değerli Yüksel Aymaz bu oyunla beraber tiyatro sahnelerinin yabancı kaldığı “ışık oyunları” durumunu sahnelerimize taşıyor. Uyguladığı teknikte ne derece uzman olduğunu gösteriyor izleyenlere. Bu durum onun için çok büyük başarı. Gerçek niteliğine kavuşmuşa benziyor Sayın Yüksel Aymaz. Dilerim başka oyunlarda da bu tekniği dener. Sahneye aktarılan görüntülerden çok, basit ışık dalgalarının görüntüsü büyülüyor izleyeni. Yüksel Aymaz sayesinde ‘Işık Oyunları’ tekniğini ‘Oyunu Bozuyorum’ oyununda izlemiş olduk. Oyunun ana hatlarını meydana getiren bu tasarım, Türk tiyatrosunda bildiğim kadarıyla ilk kez deneniyor. Bu deneme oyunun başarısını da güçlendiriyor. Bugüne kadar bildiğimiz tasarımların dışına çıkan Sayın Aymaz, ışık tasarımcılığını yenilikçi anlayışla birleştirmeyi başarmış. YükselAymaz’ın teknik çalışması, Türk tiyatrosuna büyük bir güç ve farkındalık katıyor.
(Oyunu Bozuyorum / garajistanbul-Yaşam Kaya )
Yüksel Aymaz, hemen her sözcüğü ışıkla da sahneye taşıyarak, bu arada Övül Avkıran’ın gölgeden de yararlanmasını sağlayarak, “kadın”ın yüzünü sürekli gölgeler içinde (saklı) tutup, kadının yaşamının altında, üstünde yazılar akıtıp baskı unsurunu simgeleyerek gene Yüksel
Aymaz’ca bir ışık tasarımı yapıyor. (Oyunu Bozuyorum / garajistanbul-Rana Gürtuna)
Yüksel Aymaz, sahne, dekor, fon ya da oyuncular üzerine yansıtarak kullandığı “gobo”ların da yardımıyla etkili görüntüler üretmiş. Oyuna yorum, dekora derinlik, oyunculara üçboyutluluk sağlayan bir çalışma Yüksel Aymaz’ın ışık tasarımı.
(Gözü Kara Alaturka / Bakırköy Bld.Tiy.-Üstün akmen)
Oyunun ışık tasarımı Yüksel Aymaz‘a ait. Sayın Aymaz‘ın bir başarısına daha tanıklık etmek beni çok şaşırtmadı. Tiyatro Pera ve Tiyatro Kedi’deki büyüleyici tasarımlarından sonra, yine bir başka büyüleyici tasarımla karşılaşmak harika bir duygu. Sevgili Aymaz, bu sezonki ödüllerde ciddi bir yarış içinde olacak yine…( Gözü Kara Alaturka / Bakırköy Bld.Tiy.)
Işığa Emreden Adam: Yüksel Aymaz
Işık tasarımını yaptığı oyunların bazıları Japonya, Amerika, Fransa, İngiltere, Rusya gibi ülkelerde sahnelenmiş olan İstanbul Devlet Tiyatroları kökenli Yüksel Aymaz üstlenmiş oyunun ışık tasarımını. Gerilim, korku, heyecan gibi öğelerin ışık tasarımıyla ancak bu kadar başarılı bir şekilde yansıtılabileceğini gördüm. Yüksel Aymaz’ıkutluyorum.
(Macbeth/ Trabzon DT.-Barış Uzun)
Gene çok ödüllü ışık tasarımcımız, gerçekten “medar-ı iftiharımız” Yüksel Aymaz’ın, oyuncuların sahneye ilk girişlerinde ters yönden gelen ışığın seyircinin gözünün dibine girmesini engellemek için “spot bar”ı neden yüksek tutmadığını da anlamadım!
(Ashura / garajistanbul-Üstün Akmen )
“Ashura”nın hüzünlü havasına Yüksel Aymaz’ın ışıkları da çok yakışıyor
(Ashura/ garajistanbul-Nermin Sayın)
“Ashura”, Türkiye’de de yaşanmış, yaşanmakta olan bu tragedyayı getiriyor seyirci karşısına, karanlıklardan oluşan gerçek bir tragedya tasarımı içinde. Bu karanlığı, yok etmeden, iki yandan yol, yol delen ışık tasarımı da (Yüksel Aymaz) bir başka hüzün ekliyor bütüne. Mustafa ve Övül Avkıran’sa simgesel öğeler ve bedensel yetkinlikle (koreografi Övül
Avkıran) desteklenen ve bir tiyatro şölenine dönüşen bu ‘taziye’yi yaratanlar.
(Ashura/ garajistanbul-Hasan Anamur)
Işıkta Yüksel Aymaz Klasiği
Sevgili Yüksel Aymaz, ışıkta çok iyisin. Suretlerin ortaya çıkışında ve ev sahnesindeki geçişlerde eksiksiz ne varsa ortaya koymuşsun yine. Ben Yüksel Aymazışıklarını seviyorum. Güzel işler yapıyor. Yeni tekniklerle bezeli sahne denemeleri o’nun tasarımlarının temelini oluşturuyor. (Kara Kaplı/ Tiyatro Yüzleşme)
Işık Tasarımı ise Yüksel Aymaz tarafından yapılmış. Ve kelimeleri aydınlatmış adeta, bazen de gölge düşürüvermiş kelimelerin üstüne…(Kara Kaplı / Tiyatro Yüzleşme-Gülce Uuğurlu)
Yüksel Aymaz son derece iyi bir ışık tasarımı yapmış. Oyundaki her tabloyu, her tablo içindeki oyuncuların mizansenlerini, duruşlarını çok iyi saptamış ve oyunun bütününü düşünerek elindeki ışık malzemesiyle en ideal tasarım tekniğini uygulamış. Hele o karakterlerin “dondukları” tablolar… Pek güzel.
(Şerefe Hatıralar / Tiyatro Pera-Üstün Akmen)
Yüksel Aymaz’ın Işık Tasarımı için aynı kelimeleri yazmak çok hoşuma gidiyor. Değerli Aymaz, Işık Tasarımında sahne grafiğini iyi tespit etmiş. Arkada perde arkası gösterimlerinde, sahne geçişlerinde işlevselliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Gayet başarılı… Özellikle de yıl değişimlerindeki uğraşı takdire değer.  (Şerefe Hatıralar/ Tiyatro Pera-Yaşam Kaya)
Oyunu dilimize, İpek Kadılar Altıner, seçilmiş sözcüklerle çevirmiş. Ali Yenel’in zevkli ve işlevsel dekoru içinde ve Yüksel Aymazın kusursuza gıdım kalmış ışık tasarımı altında (Kuklacı/ Tiyatro Kedi-Üstün Akmen)
Işıkta Yüksel Aymaz‘ı tebrik etmek gerekli. Özellikle Peter’in Maude’yi kendi içsel dünyasında sorgulama sahnesinde harika bir iş çıkarmış. Sanki acıyı çeken bizler olduk bir
anda.(Kuklacı/ Tiyatro Kedi-Yaşam Kaya)
Oyun tanıtım broşüründe özellikle belirtildiğine göre “Gölge” Tasarımcısı Yüksel Aymaz ışığı doğal kullanmasıyla ve kalabalık sahnelerde dahi dikkatin nereye odaklanması gerektiğini gösteren tasarımıyla başarılı bir iş çıkarmış. Ancak Aymaz’ın Ilsa’nın kalabalıklar içinde yalnızlaştıran duruşunu, gölgeyle(!) değil lokal ve dramatik ışıkla yüceleştirmesi gerekiyor.(Casablanca/ Tiyatro Kedi-Ragıp Ertuğrul)
Casablanca’nın unutulmaz repliklerinden biri “Herkes Rick’in barına gelir” cümlesi. Barış Dinçel’in hem gerçek, hem stilize dekoru, Yüksel Aymaz‘ın ışık ve gölge tasarımıyla Rick’in barı 65 yıl sonra bambaşka biçimde canlanacak. Ve ünlü cümlesini söyleyecekler. “Bir daha çal, Sam!”
(Casablanca/ Tiyatro Kedi-Mavi/Yeşil Kültür Sanat)
Yüksel Aymaz ışıkta, doğaya ayna tutmak için, doğanın etkilerini elde etmek için, doğanın kendisine gitmiş. Yüksel Aymaz, ışığın tiyatronun canı olduğunu bilen bir tasarımcı. Yüksel Aymaz’ın tasarımı bu kez de dekorun iyilik perisi olmuş. Sahnelemenin ruhunu oluşturmuş. Moayeri’nin başarılı dekoruna atmosfer, renk, derinlik kazandırmış.
(Dobrinja’da Düğün / Tiyatro Pera-Üstün Akmen )
Işıkta Yüksel Aymaz başarısı göze çarpıyor. Daha öncede birçok oyunda eleştirisini yazdığım Sayın Aymaz‘ın sağlam teknikleri var. Sahnede aktarılması gereken ne varsa yerli yerinde. Özellikle ilk bölümde o’na pek iş düşmüyor. Tarihi bilginin kıskacında kalan izleyen, ikinci bölümde olayların genişlemesiyle rahata kavuşuyor. Düğün hazırlıkları ve hayat öyküleri. Bu noktalarda ışığın sahnede duruşu çok mühim. Sahne ardındaki spotlar çok güzel düşünülmüş. (Dobrinja’da Düğün/ Tiyatro Pera-Yaşam Kaya)
Hakan Altıner ve Yüksel Aymaz bir yönetmen dekoratör işbirliğiyle çok çeşitli sahnelerde geçen oyunu hemen tek bir dekorla halletme başarısı göstermişler. Bu nedenle en küçük bir black out bile yaşanmıyor.( Kamelyalı Kadın / Tiyatro Kedi-Yaşar İlksavaş )
Peki, – mademki bu tür bir yapıma karar verildi, Yüksel Aymaz‘ın sahne ve özellikle Sadık Kızılağaç’ın giysi tasarımlarındaki başarılarından öte, bu müzikal biraz daha görkemli kılınamaz mıydı;( Kamelyalı Kadın / Tiyatro Kedi-Robert Schild)
Işık tasarımı denilince yurdumuzda ilk akla gelenlerden Yüksel Aymaz, bu kere İtalyanların “crea atmosfera” dedikleri biçimde ışık ile ortam düzenini birlikte halletmiş.
Bana sorarsanız, olanakları iyi kullanan bir tasarım olmuş.
(Kamelyalı Kadın / Tiyatro Kedi-Üstün Akmen)
Burada oyunlaştırmadaki matematiğin ustalıkla yönetiminin ve Işık Tasarımında Yüksel Aymaz’ın tiyatromuzda az görülür bir başarı yakaladığını söylemek isterim. Hem Avrupa turnesinde, hem de ülkemizde seyircilerimizin oyuna gösterdiği ilgi bu düşüncelerimi doğruluyor. (Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim / Yeni Tiyatro-CUMHURİYET )
Diğer taraftan pek bilinen bir gerçek ki, bir şarkının ezgisi için müzik ne demekse, bir tiyatro oyunu için ışık da aynı anlama geliyor.
Sahneye koyucunun seyirciye aktarmayı hedeflediği ruh halleri ve duygulara aracılık edecek en etkili etken, hiç kuşkusuz ışık.
Bu işin erbaplarından Yüksel Aymaz, oyun için kusursuz bir ışık tasarımı yapmış.
Sarı/beyaz ikilisini bu denli yumuşak, bu kadar cascavlaktan uzak kullanmak, ayrıntıları böylesine dikkatle incelemek, her bir sahneyi titizlikle ölçüp biçmek, ancak renk duygusu emekle gelişmiş yetenekli bir tasarımcıdan, Yüksel Aymaz’dan beklenebilirdi.
(Mutlu Ol Nazım / Dilek Türker&Tiyatro Ayna-Üstün Akmen )
Yüksel Aymaz‘ın “Yakındoğu’da Emanet”in ışıklarıyla “Yılın Işık Tasarımcısı” unvanını hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü…
“Yakındoğu’da Emanet”te efsunun adı; ışık… Özen Yula’nın metninde elle tutulur derecede yoğun hissedilen gizem ile belirsizlik, sahnede en çok ışıkların yardımı ile vücuda geliyor. Sonra; ana kahramanın şizofren yapısının altını çizen ikilik, sık sık hissedilen yarımlık-bölünmüşlük-tamamlanmamışlık, ışıkların beceriklice tasarlanmasıyla somutlanıyor.
Yüksel Aymaz, adeta bir aktör gibi çalıştırıyor renkleri, tonları ve yoğunlukları. Sonuçta da, kaos başta olmak üzere, sahnede yaşanan her şeyi elle tutulur hale getirmeyi başarıyor tasarımıyla. (Yakın Doğuda Emanet/ Proje Emanet-Robert Schild)
Kanımca Ayaktakımı Arasında’ nın boğucu ve durağan havasını yansıtan, geniş oyun alanında hemen her oyun köşesinin gerekli ışığı gölge yaratılmadan almasını sağlayan tasarımıyla bu
ödülü hak etmiştir.” başarılı ışık uygulaması da Yüksel Aymaz bu ortamı etkileyici biçimde vurguluyor. (Ayak Takımı Arasında / İst.DT.-Hasan Anamur)
Işık Tasarımcısı Yüksel Aymaz ve ‘inanan’, ‘sanatçı’ oyuncularla öylesine bütünlüklü bir takım oluşturmuş ki, ‘düşmüş’ insanlar ve ‘tutunamayanlar’ üzerine bir proje olarak Maksim Gorki’nin “Ayaktakımı Arasında” adlı oyunu, üçüncü milenyumda, klasik metinlere sadık kalınarak ne derece çağdaş yorumlar çıkarılabileceğine nefis bir örnek oluşturmuş.
Seçtiğiniz tüm yazarların ortak bir tercih kullanma ihtimalinin en yüksek olduğu kategori herhalde Işık Tasarımı. Zira ben de birçokları gibi Yüksel Aymaz diyeceğim.
Beraber çalışma fırsatı da bulduğum bu adam, kendi tabiriyle gölge tasarımı yapıyor.
Belki sahne yorumları karanlığa çalıyor ama olsun, adam bakıyor ve bir sanatçı içgüdüsüyle hissediyor, bir anda uygulayıveriyor. Bu yıl pek çok oyun ışığında onun imzası vardı. Işık Tasarımcısı kimliğine sahip çıkışı önemli,  ayrıca ışığın bu ülkede tiyatronun içinde önemli bir sanat olduğunun bilincinde olmalı.
Bir ödülde dergiden alsın. Aymaz’da böyle bir ödülde bulunsun! Metin okumadan, prova izlemeden ışık attıranlara bir mesaj olur.”
(Ayak Takımı Arasında / İst.DT.-Ilgın Sönmez )
“ Ayaktakımı Arasında “ adlı oyunun atmosferini hazırlayan unsurlardan bir tanesi de ışık tasarımıydı. Başarıda önemli payından ötürü, Yüksel Aymaz, bu kategorideki adayım.”
(Ayak Takımı Arasında / İst.DT.-Hüseyin Sorgun)
Başrollerini Cemal Ünlü, Gılman Peremeci, Levent Güner ve Gülen Çehreli tarafından paylaşılan oyunda ışıklar ünlü tasarımcı Yüksel Aymaz’a ait.
Geçtiğimiz tiyatro sezonlarından onlarca başarılı tasarımıyla tiyatro sahnelerini aydınlatan Aymaz’ın bu sezonda da çok sayıda yapımda imzasının bulunduğu dikkatimizi çekiyor.(Ihlamur Ağacı/ İst.DT.-NTV/kültür sanat)
“Kuvayı Milliye Kadınları”nın en başarılı ve özenli yanı Yüksel Aymaz’ın ışık tasarımı. Gerek müziğe eşlik eden savaş atmosferini yansıtmada gerekse farklı mekanları yaratmada ışığın belirgin etkisi gözden kaçmıyor.
(Kuvayi Milliye Kadınları / Dilek Türker&Tiyatro Ayna-Sibel Arslan Yeşilay )