Sine Mecra – Lars Von Trier Filminden Uyarlanan Dogville Oyunu’nun Yönetmeni Kayhan Berkin Anlatıyor

19-26 Ekim ve 9, 15 Kasım’da UNIQ İstanbul Glass Room’da seyirci ile buluşacak olan Dogville oyunu öncesi, yönetmen Kayhan Berkin ile konuştuk. Sinema tarihinin dikkat çeken yönetmenlerinden Lars Von Trier‘in aynı isimli filminden uyarlanan Dogville izleyen herkesi derinden etkileyen bir eser. Biz merak ettiklerimizi sorduk, Kayhan Berkin de tüm samimiyetiyle yanıtladı.

1-Dogville karanlık atmosferiyle ve kurgusuyla öne çıkan bir yapım. Tiyatro sahnesinde 1930’lu yıllara gideceğimiz bu oyunda şimdiye kadarki gösterilerden aldığınız hangi yorum sizi çok etkiledi, bizimle paylaşabilir misiniz?

Aslında bütün yorumlar beni etkiliyor çünkü oyunu izleyip yorum yapanların çoğu sanki ortada bir film yokmuş gibi davranıyor, bu tavır uyarlamamızın gücünü ve bu uyarlamanın yeni bir oyuna dönüşebildiğini destekler nitelikte bence.

2- Lars Von Trier’in bu eseri için, insan doğasının en ürkütücü yanlarını gözler önüne serdiğini söyleyebiliriz. Siz oyuna hazırlanırken izleyiciye bu yoğunluğu yansıtan hangi detaylar  ekibinizi insanlığın korkutucu gerçekliğiyle tanıştırdı? Bizimle henüz oyunu izlemeyenler için biraz ipucu paylaşabilir misiniz?

Gizemli ve korkutucu bir prova dönemi değildi, öyle provalar da olmamalı bence, ekibimizdeki oyuncuların hepsi profesyonel. Karaktere ve oyuna yaklaşırken dikkatli ve detaycı çalıştık, adım adım ilerledik, bu süreçte oyuncularla  ilk bulduğumuz şeyleri de hemen sevmemeye onlara kapılmamaya çalıştık. Prova mahrem bir alan anlatılacak şeyler çok iyi seçilmeli ancak Grace’e zincir takılan sahnenin gelişim sürecinin hem oyuncular hem de benim için zor ve meydan okuyucu  geçtiğini söyleyebilirim.

3- Dogville için Lars von Trier’in kendi deyimiyle en iyi filmi olarak nitelendirdiği biliniyor. Sizce bunun sebepleri neler olabilir?

Öncelikle hemen hemen hiç denenmemiş bir şey yapılıyor. Bütün film bir tiyatro sahnesine dönüştürülmüş platoda geçiyor. Evlerin duvarları yok ve aksesuarlar/dekor eksik buna ek olarak elimizde sıkı örülmüş birçok okumaya olanak tanıyan önemli bir senaryo var. Hatta Trier konseptten önce hikayeye karar vermiş. Yola çıkışı da Brecht’in bir şiiri, Hikaye sadece sıradan seyirciyi değil sinema profesyonellerini de etkiliyor. Quentin Tarantino’nun deyimiyle “Eğer Trier Dogville’i tiyatro oyunu olarak yazsaydı ona Pulitzer verirlerdi.” 

Dışarıdan bakılınca ilk etapta zararsız, hiçbir şeye karışmayan kendi halinde insanların dışarıdan gelen bir yabancıya karşı belirli koşullar altında güç ellerine geçtiğinde nasıl değişip sorumsuzca şiddete başvurduğuna tanık oluyoruz. Bu belirli koşullar altındaki insanları ayıplarken kendimizi ayıplıyoruz, tanıdık geliyor çünkü. Bir de tabii bu temelde bir intikam hikayesi, intikam hikayeleri de her zaman ilgi çeker.

4- Sizce Dogville bize hayata karşı neler öğretiyor? Bizi nelerle yüzleştiriyor? 

 Seyirci bir şeylerle yüzleşecekse ya da hayata karşı bir şeyler öğrenecekse kendi kendine öğrenecektir.Bir yönetmen olarak asla seyirci şununla yüzleşsin bunu öğrensin gibi bir  niyetim olamaz. Hatta böyle oyunlardan ve yöntemlerden kaçmaya çalışıyorum.

 

5-Son olarak 19, 26 Ekim ve 9, 15 Kasım’da UNIQ İstanbul Glass Room’da tekrar izleyiciyle buluşmadan önce merak ettiğimiz bir konu var, oyunda özellikle genç sinema ve tiyatro severler için ilham olabilecek karakter size göre hangisi?  

Seyirci adına konuşmak istemem ama ben kendim oyundaki köpekten ilham alıyorum.

Sine Mecra 28/10/2018

Lars Von Trier Filminden Uyarlanan Dogville Oyunu’nun Yönetmeni Kayhan Berkin Anlatıyor